Samsun’un Çarşamba ilçesinde çeltik tarlalarında dronla yapılan ilaçlamanın kavak fidanları ve tarım ürünlerine zarar verdiğini öne süren mahalle sakinleri basın açıklaması yaptı. Açıklamada vatandaşların gece nöbet tutarak dron takibi yaptıkları belirtilerek, bu duruma çözüm bulunması talep edildi.
Samsun’un Çarşamba ilçesinde Yalı ve Çınarlık mahalleleri sakinleri, çeltik tarlalarında dron ile yapılan ilaçlamalar nedeniyle tarım ürünlerinin zarar gördüğünü iddia ettiler. Mahalle sakinleri, 2023 yılından bu yana binlerce kavak fidanı ile sebze ve meyve ürününün zarar gördüğünü öne sürerek, sürecin hem hukuki boyut kazandığını hem de sahada fiili nöbetlere dönüştüğünü belirtti. Bir araya gelen mahalle sakinleri adına basın açıklamasını okuyan Zeynep Gökmen, yıllardır aynı mağduriyeti yaşadıklarını ifade ederek, “Bizler yıllardır aynı mağduriyeti yaşıyoruz. Mahallelerimizin arasında bulunan çeltik tarlalarında yapılan ilaçlamalar ve ilaçların usul ve kanuna aykırı şekilde dron ile yapılması nedeniyle 2023 yılından bu yana on binlerce kavak fidanımız, sebze ve meyvemiz yanmış, kurumuş ve telef olmuştur. Yılların emeği birkaç saat içinde yok olmaktadır” dedi.
Sadece ekonomik değil sağlık açısından da zarar gördüklerini söyleyen Gökmen, “Sorunumuz sadece maddi değil, sağlığımız da bundan olumsuz etkilenmektedir. Çeltik tarlalarının dibinde bulunan meralara giden hayvanlarımız ilaçlama yapılan günlerde hasta olarak geri dönmektedir. 2023 öncesinde dron kullanılmadığı dönemde herhangi bir zarar oluşmazken, 2023 yılında yaşanan zarar sonrası açtığımız davada dron kullanımından dolayı kavak fidanlarımızın zarar gördüğü tespit edilmiş ve davamız lehimize sonuçlanmıştır. Ancak dosya şu an istinaf aşamasındadır” diye konuştu.
2024 yılında sahada sıkı denetimlerle dron kullanımının engellendiğini ve bu dönemde zarar oluşmadığını belirten Gökmen, “2025 yılında yeniden dron ile ilaçlamalar yapılmış ve aynı şekilde zarar meydana gelmiştir. Bu dosyada OMÜ’den oluşturulan üç profesörden oluşan bilirkişi heyeti de zararın çeltik ilaçlarından kaynaklandığını tespit etmiştir. Dava süreci devam etmektedir. 2026 yılına geldiğimizde ise aynı tabloyla yeniden karşı karşıyayız” şeklinde konuştu.
Gece nöbet tutarak dron takibi yaptıklarını belirten Gökmen, “Artık iki mahalle halkı olarak geceleri sabahlara kadar yollarda nöbet tutuyoruz. Dron gördüğümüzde jandarmaya haber veriyoruz. Ancak tüm idari yaptırımlara rağmen bu uygulamaların önüne geçilemiyor. Biz adalet, denetim ve çözüm talep ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Mahalle sakinleri, tarımsal üretimin zarar görmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Biz üretime karşı değiliz. Talebimiz tarımsal faaliyetlerin çevreye, komşu arazilere ve insanların emeğine zarar vermeyecek şekilde yapılmasıdır” dedi.
“Vatandaşın sesine kulak verilmeli”
Basın açıklamasının ardından bölgeye gelen Samsun Büyükşehir Belediyesi Meclis Başkanvekili Nihat Soğuk, “Ben şimdi tesadüfen burada komşuları görünce durdum. Tabii muhtarımla da konuşunca özellikle tarım konusunda geçim temin eden vatandaşlarımızın mahsullerinin zarar görmesiyle ilgili bir direniş, bir tepki ve sahada bir nöbet tutulduğunu ifade ettiler. Dolayısıyla burada gördüğümüz tablo aslında basit bir mesele değil, insanların doğrudan geçim kaynaklarını etkileyen bir durum” dedi.
Vatandaşların üretim emeğinin korunması gerektiğini vurgulayan Soğuk, “Komşularımızın yıllardır emek vererek yetiştirdiği ürünlerin zarar görmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Bu mesele sadece bir tarla meselesi değil, aynı zamanda ailelerin geçim meselesidir. Burada insanların alın teri, emeği var. Bu emeğin karşılığının korunması gerekir. İlgililerin bu konuda gerekli hassasiyeti göstermesi gerekir” ifadelerini kullandı.
Geçmiş yıllarda da benzer şikayetlerin gündeme geldiğini hatırlatan Soğuk, “Geçen sene de birçok vatandaşımızın ürünlerinin zarar gördüğünü öğrendik. Bu tür tekrar eden bir durum varsa, bunun artık sistematik şekilde ele alınması gerekir. Her yıl aynı şikayetlerin yaşanması kabul edilebilir değildir. Bu işin üzerine daha ciddi gidilmesi gerektiğini düşünüyorum” diye konuştu.
Soğuk, konunun yalnızca yerel değil kurumsal düzeyde ele alınması gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Burada ilgili kurumların devreye girmesi gerekiyor. Tarım müdürlükleri, çevre birimleri ve diğer yetkili kurumlar bu konuyu birlikte değerlendirmeli. Çünkü vatandaşın yaşadığı zarar sadece bugünü değil, gelecekteki üretimi de etkiliyor. Bu durum sürdürülebilir bir tarım düzeni açısından da ciddi bir risk oluşturuyor.”
Vatandaşların sahada nöbet tutmak zorunda kalmasının üzücü olduğunu ifade eden Soğuk, “İnsanların geceleri sabaha kadar nöbet tutarak kendi tarlasını korumaya çalışması aslında işin ne kadar ciddi bir noktaya geldiğini gösteriyor. Bu tablo doğru bir tablo değildir. Devletin ve ilgili kurumların bu noktada daha etkin bir çözüm üretmesi gerekir” şeklinde konuştu.
Soğuk ayrıca sürecin takip edilmesi gerektiğini belirterek, “Bu konunun hem idari hem hukuki boyutu var. Dava süreçlerinin de olduğunu biliyorum. İnşallah bu süreçler vatandaşın lehine sonuçlanır ve bu mağduriyet ortadan kaldırılır. Biz de konunun takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı. – SAMSUN



